Yıkıcı ve bölücü örgütleri barındıran ve destekleyen İsveç devletine karşı Türkiye'nin stratejik yaklaşımları

dc.contributor.advisorAkçin, Abdulkadir
dc.contributor.authorKılıçkap, Tolga Barış
dc.date.accessioned2025-10-29T09:37:13Z
dc.date.issued2005
dc.departmentEnstitüler, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Strateji Bilimi Ana Bilim Dalı
dc.descriptionBu tezin, veri tabanı üzerinden yayınlanma izni bulunmamaktadır. Yayınlanma izni olmayan tezlerin basılı kopyalarına Üniversite kütüphaneniz aracılığıyla (TÜBESS üzerinden) erişebilirsiniz.
dc.description.abstractVikingler Avrupa nehirlerinden geçerek İstanbul'a ilk kez tüccar olarak, bunda başarısızlığa uğrayınca baskıncı olarak, daha sonra da paralı asker sıfatıyla gelmişledir. Bizans ordusundaki İsveçliler bin yıl kadar önce doğudan Anadolu'ya gelen Türklerle ilk karşılaşanlar arasındadır. Viking askerleri, imparator Romanos Diogenes'in 1071'de Malazgirt'te yapılan ve sonucunda Bizans'ın bütün doğu eyaletlerini kaybettiği, tarihin en önemli savaşlarından birinde Selçuklular tarafından mağlup edilen ordusunun bir kısmını oluşturmaktaydı. XII. Karl'ın Moskova'ya yürümesi, 27 Haziran 1709'da Poltova'daki yenilgisine ve bundan üç gün sonra da Perevolaçna'da kıstırılan İsveç ana ordusunun kaybına yol açmıştır. Yaralı kral için tek açık yol, güneye doğruydu. Yaklaşık bin kişilik bir güçle kral, Osmanlı imparatorluğu' na sığınmıştır. İsveçli gezginler, yazarlar ve diplomatlar Türklerin egemenliğindeki bu topraklardan Osmanlı İmparatorluğu olarak değil, Türkiye diye sözederlerdi. İsveç ile Türkiye 18. yüzyılda yalnızca ticari anlaşmalar yapmakla kalmamış, iki ülke o sıralarda, İsveç'e Türkiye'nin en eski dostu şeref payesini kazandıran ikili askeri ittifaklara da girmişlerdir.
dc.description.abstractVikings first came along the European rivers to Istanbul as traders, when that failed, as raiders, and later as soldiers of fortune. Swedes in Byzantine army were indeed among the first to meet the Turkish peoples coming from the east into Anatolia around one thousand years ago. Viking troops formed part of Emperor Romanus Diogenus'army that was defeated by the Seljuks at Mantzikert in 1071, one of the great momentous battles of history, after which the eastern provinces were forever lost for Byzantium. XII. Karl's march to Moskow ended in his defeat at Poltova on 27 June 1709 and the subsequent loss three days later of the Swedish main army trapped at Perevolotjna. The only way that was open for the wounded King was towards the South. With a small force ofaround one thousand men, the King,sought refuge in the Otoman Empire. Swedish travellers, writers and diplomats referred to lands which under the Turkish sovereignity, not as the Otoman Empire but as Turkey. Not only did Swedes and Turkey conclude commercial agreements in the 18 th century, but they also entered bilateral military alliances at that time, which earned Sweden the honorofic title of Turkey's oldest friend.
dc.identifier.endpage510
dc.identifier.startpage1
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14854/4805
dc.identifier.yoktezid161888
dc.institutionauthorKılıçkap, Tolga Barış
dc.language.isotr
dc.publisherGebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccess
dc.snmzKA_TEZ_20251020
dc.subjectSavunma ve Savunma Teknolojileri
dc.subjectDefense and Defense Technologies
dc.titleYıkıcı ve bölücü örgütleri barındıran ve destekleyen İsveç devletine karşı Türkiye'nin stratejik yaklaşımları
dc.typeMaster Thesis

Dosyalar