Sürdürülebilir mimarlık üzerinden Türkiye'deki cami sorunsalına yaklaşım: Diyarbakır örneği (1970-2020)
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Küresel ölçekte artan çevre sorunlarına bir yanıt olarak gelişen sürdürülebilirlik olgusu, tasarım ve inşaat alanında sürdürülebilir mimarlık kavramını ortaya çıkarmıştır. Çevre ile uyumu, enerjinin ve doğal kaynakların bilinçli ve verimli kullanımını esas alan sürdürülebilir mimarlık; ekonomik, sosyal ve ekolojik açıdan dengeli bir şekilde tasarlanan ve inşa edilen çağdaş bir mimari yaklaşımı nitelemektedir. Yere özgü tasarım anlayışının gerekliliğini savunan sürdürülebilir mimarlık yaklaşımı, tip proje kavramından uzaklaşarak yapıların bulunduğu coğrafyanın; iklimsel, ekolojik ve sosyokültürel özellikleri doğrultusunda tasarlanmasına dikkat çekmektedir. 1970-2020 yılları arasında inşa edilen cami yapılarını sürdürülebilir mimarlık perspektifinden irdelemeyi amaçlayan bu tez çalışmasında, Türkiye'de sözü edilen dönemde üretilen örnekler üzerinden gündeme gelen cami mimarisi sorunsalına odaklanılmaktadır. Diyarbakır örnekleminde gerçekleştirilen araştırma kapsamında, 1970-2020 yılları arasında şehirleşmenin kesintisiz devam ettiği bir kentsel alanda bulunan 23 cami ele alınmaktadır. Kent, arsa ve bina ölçeğinde incelenen camiler; enerjinin, suyun ve malzemenin etkin kullanımı, insan sağlığı ve konforu, kentsel tasarım ve arazi planlaması ve sosyal ve kültürel değerlerin korunması olarak sürdürülebilir mimarlığın altı tematik alanında irdelenmektedir. Yapılan irdelemeler sonucunda ulaşılan tasarım verileri ve iyileştirme stratejilerinin cami sorunsalına sürdürülebilir mimarlık anlayışı üzerinden farklı bir perspektif kazandırması hedeflenmektedir. 1970'li yıllarda ve sonrasında inşa edilen camilerde yaşanan sorunların çok yönlü olması; bu yapılara, sürdürülebilir mimarlığın cami özelinde detaylı şekilde irdelenmesine olanak sağlayan bir araştırma laboratuvarı niteliği kazandırmaktadır. Tez çalışmasının ana kurgusu, camilerde sürdürülemeyenin ne olduğu ve sürdürülebilir olanın nasıl olacağı; mevcudun analizi yoluyla sorunların belirlenmesi ve bu sorunların çağdaş yaklaşımlar üzerinden tartışılması şeklinde belirlenmiştir. Farklı odak ve kapsamlarda yürütülen veri toplama çalışmaları sonucunda elde edilen bulgular, belirlenen ana ve alt tematik alanlarda sistematik bir şekilde toplanarak betimlenmektedir. Sürdürülebilir mimarlık stratejileri, camilerin sahip olduğu dini, kültürel bağlam ve özgün yapısal, mekânsal, fonksiyonel özellikler doğrultusunda özelleştirilerek tartışılmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde konunun amacı, kapsamı ve önemi üzerinde durulurken, ikinci bölümde sürdürülebilirlik ve cami arakesitinde gerçekleştirilen literatür araştırması yer almaktadır. Üçüncü bölümde, araştırmanın metodolojisi açıklanmakta ve yapılan saha çalışması tanıtılmaktadır. Dördüncü bölümde belirlenen parametreler üzerinden kategorize edilerek sunulan saha çalışmaları ve bulgular açıklanmakta ve beşinci bölümde sürdürülebilir mimarlık perspektifinden tartışılmaktadır. Altıncı bölümde ise araştırma verilerinin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildiği sonuçlar yer almaktadır.
The phenomenon of sustainability, which developed as a response to increasing environmental problems on a global scale, has revealed the concept of sustainable architecture in the field of design and construction. Sustainable architecture, emphasizing the conscious and efficient use of energy and natural resources, entails a contemporary architectural approach designed and constructed balanced from economic, social, and ecological perspectives. The sustainable architecture approach, which advocates the necessity of a site-specific design approach, moves away from the concept of a typical project and determines the geography of the buildings. It draws attention to its design in line with its climatic, ecological, and sociocultural characteristics. This thesis aims to examine mosque structures built between 1970 and 2020 from the perspective of sustainable architecture, focusing on the problems of mosque architecture that have emerged through examples produced in Turkey during this period. Within the scope of the research conducted in the Diyarbakır sample, 23 mosques located in an urban area where urbanization continued uninterrupted between 1970 and 2020 are considered. The research conducted in the Diyarbakır sample encompasses 23 mosques in an urban area where continuous urbanization occurred between 1970 and 2020. The mosques, examined at the urban, plot, and building scales, are analyzed in six thematic areas of sustainable architecture: effective use of energy, water, and materials; human health and comfort; urban design and land planning; and preservation of social and cultural values. The design data and improvement strategies obtained through the analysis aim to provide a different perspective on the issue of mosques through the lens of sustainable architectural principles. The multidimensional nature of the problems encountered in mosques built in the 1970s and later provides a research laboratory that allows for a detailed examination of sustainable architecture for mosques. The thesis's main structure is identifying what is unsustainable in mosques and discussing how sustainability can be achieved. This is accomplished through the analysis of existing issues and the discussion of these problems through contemporary approaches. Findings obtained through various focused data collection efforts are systematically collected and described in the primary and sub-thematic areas identified. Sustainable architectural strategies are customized and discussed based on mosques religious and cultural context and their unique structural, spatial, and functional features. The first section of the study focuses on the topic's purpose, scope, and significance, while the second section includes a literature review conducted on sustainability and mosque intersection. The third section explains the research methodology and introduces the fieldwork conducted. The fourth section categorizes and presents field studies and findings based on identified parameters, while the fifth section discusses them from the perspective of sustainable architecture. The sixth section presents the results by evaluating the research data holistically.









