‘Antropolojik Yer’ ile ‘Anonim Yok-Yerler’in Gayrettepe Metro İstasyonu Örneği Üzerinden Karşılıklı Mekânsal Okuması

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu makalede, Marc Auge’nin ‘antropolojik yer’ ve ‘yok-yer’ kavramsal karşıtlıkları üzerinden yapılan karşılıklı mekânsal okumada, metroların kentle etkileşen ara mekânlar oluşu, sınırlarını birbirine eklemlediği yok-yerlere doğru genişlediği aralıklar ve bağlantı noktaları sorgulanmıştır. ‘Antropolojik yer’ ve ‘anonimleşen yok-yer’ kavramları literatür bağlamında tanımlanmasının ardından, dijitalleşmenin mesafeleri aşmasıyla ortaya çıkan zaman-mekân sıkışmasının ortaya çıkardığı mekân algısında bozulmanın ‘yer’ ve ‘yok-yer’ arakesitinde ürettiği ‘hipergerçek yer’ açıklanmıştır. Anonim bir ‘yok-yer’ olan metro istasyonlarının kente mekânsal uzanımlarının ‘yer’ ve ‘yok-yer’ arasında mekân algısındaki bozulmanın eşiği olarak ‘hipergerçek yer’i nasıl üretebileceği, çalışmada incelenmek üzere seçilen İstanbul Gayrettepe Metro İstasyonu üzerinden örneklenmiştir. Metro istasyonlarının hem ‘yok-yer’leri hem de ‘antropolojik yer’ olan kenti devingen kılarken, ‘yer’ ve ‘yok-yer’ karşıtlığının sınırlarını muğlaklaştırarak birbirinden ayrı tanımlanamayacak olan üçüncü bir yer olarak ‘hipergerçek yer’i açığa çıkardığı sonucuna varılmıştır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İstanbul, Yer, Metro istasyonu, Yok-Yer, Hipergerçek yer

Kaynak

Modular journal

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

8

Sayı

1

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren