Mevcut betonarme yapıların deprem risklerinin ulusal yöntemlerle belirlenmesi: Adapazarı örneği

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Gebze Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Türkiye, aktif deprem kuşakları üzerinde bulunan bir ülkedir. Bu sebepten oluşan deprem riski, mevcut yapı stokumuzun depreme karşı yeterli kapasiteye sahip olup olmadığını sorgulatmaktadır. Mevcut yapıların deprem performanslarının değerlendirilmesi ile ilgili ilk yöntem Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik (2007)'te yayınlanmış olsa da bu yöntem oldukça uzun süren ve maliyetli bir yöntemdir. Dolayısıyla incelenmesi gereken yapı stoku düşünüldüğünde daha pratik ve daha az maliyetli bir yöntem ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu sebepten 2013 yılında Riskli Yapıların Tespit Esasları-2013 yayınlanmış, 2018 yılında deprem yönetmeliğinin değişmesi sonrasında da Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar-2019 olarak güncellenmiştir. Fakat RYTE-2013 yayınlanmadan öncesinde de ülkemizdeki araştırmacılar mevcut yapıların deprem güvenirliğinin tespit edilebilmesi amacıyla birçok yöntem geliştirmişlerdir. Bu çalışmada Sakarya ili, Adapazarı ilçesinde bulunan, az katlı betonarme yapılardan oluşan bir yapı topluluğu seçilmiştir. Seçilen 89 yapı, birinci derece değerlendirme yöntemlerinden RYTEİE-2019 Ek-2 Ek-A'da tanımlanan basitleştirilmiş değerlendirme yöntemi, Sucuoğlu-Yazgan Yöntemi 1.Aşama, (2003) ve Aydınoğlu Yöntemi, (2003) kullanılarak analiz edilmiştir. Sonrasında 89 yapı arasından projesi bulunan 40 yapı ikinci derece değerlendirme yöntemlerinden Yakut Yöntemi, (2004) ve P25 Yöntemi ile analiz edilmiştir. Son aşamada ise 10 adet yapı RYTEİE-2019'da bulunan detaylı hesap yöntemine göre değerlendirilmiştir. Bu çalışmada ülkemizde geliştirilmiş olan hızlı değerlendirme yöntemlerinin birbirleri ile ne kadar tutarlı sonuçlar verdiği incelenmiştir. Ayrıca birinci ve ikinci derece yöntemlerin sonuçları RYTEİE-2019 detaylı inceleme sonuçları ile karşılaştırıldığında hangi yöntemlerin sonuçlarının daha doğru olduğu ve daha uygulanabilir olduğu da incelenmiştir.

Turkey is a country located on active seismic zones. For this reason, the earthquake risk makes us question whether our existing building stock has sufficient capacity against earthquakes. Although the first method for evaluating the earthquake performance of existing structures was published in the DBYBHY (2007), this method is a very long and costly method. Therefore, considering the building stock that needs to be examined, the need for a more practical and less costly method arise. For this reason, Risky Buildings Detection Principles-2013 was published in 2013, and after the change in the earthquake regulation in 2018, it was updated as Risky Structures Detection Principles-2019. However, even before RYTE-2013 was published, researchers in our country developed many methods to determine the earthquake reliability of existing structures. In this study, a building group consisting of low-rise reinforced concrete structures located in Adapazarı district of Sakarya province was selected. Selected 89 structures were analyzed using the simplified evaluation method, Sucuoğlu-Yazgan Method 1st Stage, (2003) and Aydınoğlu Method, (2003) defined in RYTEIE-2019 Annex-2 Annex-A, one of the first-degree evaluation methods. Afterwards, 40 buildings with a project among 89 buildings were analyzed with the Yakut Method, (2004) and P25 Method, (2007), which are second-degree evaluation methods. In the last stage, 10 buildings were evaluated according to the detailed calculation method in RYTEIE-2019.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Deprem Mühendisliği, Earthquake Engineering

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren