A Comparison of Open and Laparoscopic Techniques in Incisional Hernia Surgery: A Single-center Experience
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Aim: In our hospital, assess the results of the literature of patients undergoing open and laparoscopic incisional hernia repair due. Materials and Methods: The results of 250 patients who were randomized for incisional hernia between 2012 and 2016 were reviewed. Patients were divided into laparoscopic group (n: 122) and open group (n: 128). Demographic characteristics were analyzed statistically in terms of operation time, hospitalization time, postoperative early-late complications and recurrence. Results: The mean age of the patients we operated with open hernia method was higher. There was no statistically significant difference between open and closed technique in terms of perioperative characteristics and post operative complications. Conclusion: Laparoscopic incisional hernia repair can be applied as safe as open technique in appropriate patients. We still believe that prospective controlled studies with large patient groups are still needed to standardize for appropriate technique.
Amaç: Hastanemizde insizyonel herni nedeniyle açık ve laparoskopik onarım yapılan hastaların sonuçlarını literatür eşliğinde değerlendirmek.Gereç ve Yöntem: 2012-2016 yılları arasında insizyonel herni nedeniyle opere edilen 250 hastanın sonuçları incelendi. Hastalar laparaskopik yapılanlar grupI (n:122) , açık yapılan grup II (n:128) olarak ayrıldı. Demografik özellikleri, ameliyat süresi, yatış süresi, post operatif erken-geç komplikasyonları ve nüks açısından istatistiksel olarak incelendi.Bulgular:Demografik özelliklerden yaşın açık teknik uygulanan hastalarda daha yüksek olduğu gözlendi. Perioperatif özellikler ve post operatif komplikasyonlar açısından açık ve kapalı teknik arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmadı.Sonuç: Laparoskopik insizyonel fıtık onarımı, uygun hastalarda açık teknik kadar güvenli bir şekilde uygulanabilmektedir. Tekniğin daha standardize edilebilmesi için hala geniş hasta gruplu prospektif kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz.









