Performansa dayalı mimari tasarım stratejileri bağlamında çağdaş sanat mekanları: Serpentine galeri pavyonları
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Günümüzde sanat mekanları 1960 sonrasında modernizmden postmodern sürece geçişte seyredilen mekandan deneyimlenen mekana doğru evrilmiştir. Bu evrilme durağan mekanları dinamik ve yaşayan mekanlara dönüştürmüştür. Bu mekanlar güncel mimarların tasarım alanı haline gelmiştir. Mimarlar bu sanat mekanlarını tasarladıkları gibi yeni ekler de yapabilmektedirler. Pavyon (pavilion) bu çağdaş sanat mekanlarında önemli yere sahiptirler. Aynı zamanda mimariyi de yaşayan, içine girilen ve deneyimlenen bir sanat eserine dönüşerek mimarlık ortamına katkı sağlar. Sanat mekanlarında inşa edilen ya da bu mekanları inşa eden tasarım yaklaşımları yenilikçi özelliklere sahiptir. Bu özellikler, doğal çevrenin ekolojik bütünlüğünün korunması için bağlam içindeki doğal yapılanmaları referans alır, mevcut sisteme protez olan, uyumlu davranan stratejiler geliştirilmesini de içerir. Coğrafyanın bilgisi, sosyokültürel yapısı ve mekanın potansiyeli katmanlı bir sistem oluşturarak performansa dayalı mekanların ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Performansa dayalı tasarım stratejileri, ideal formu bulma iddiasının giderek kaybolduğu bu mimarlık anlayışında form, kendi oluşum döngüsü içindeki herhangi bir anın dondurulması veya belirlenen ilişkilere, örüntülere bağlı, duyarlılığı artmış olarak ortaya çıkmaktadır. Bu stratejiler gelecekte yaratılacak coğrafyalar için yeni senaryolar geliştirebilme olanağı verebilecektir. Bu yeni senaryolar çağdaş sanat mekanlarında olduğu gibi hayatın her alanında protez yaklaşımı güncelleştirerek dünya ve dışı coğrafyalarla insanın bütünleşmesini sağlayabilir.
Nowadays, art spaces have evolved from the place that was observed in the transition from modernism to postmodern period after 1960. This evolution has turned stationary spaces into dynamic and living spaces. These spaces have become the design area of contemporary architects. Architects can design these art spaces as well as make new additions. The pavilion has an important place in these contemporary art spaces. It also contributes to the architectural environment by transforming it into a work of art that lives, enters and experiences architecture. Design approaches built in or built in art spaces have innovative features. These characteristics refer to natural structures within the context to preserve the ecological integrity of the natural environment, including the development of harmonious strategies that prosthesis the existing system. The knowledge of geography, sociocultural structure and the potential of the space creates a layered system to create performance-based spaces. Performance-based design strategies, the claim of finding the ideal form gradually disappears in this architectural understanding of form, freeze of any moment in its formation cycle, or due to determined relationships, patterns, increased sensitivity occurs. These strategies will provide the opportunity to develop new scenarios for future geographies. These new scenarios can provide the integration of human beings with the world and extraterrestrial geographies by updating the prosthetic approach in all areas of life as in contemporary art spaces.









