ROR1’in Hepatokarsinogenezdeki Rolünün ve Hepatoselüler Karsinomada Diagnostik/Prognostik Değerinin Araştırılması
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Hepatoselüler karsinoma (HCC) karaciğerin en sık görülen kanseri olup tüm dünyada kansere-bağlı ölümlerde dördüncü sırada yer almaktadır. Son yıllarda, HCC tanı ve tedavisindeki gelişmeler bu saldırgan hastalığın yönetimine ancak sınırlı katkı sağlamış ve yeni tanı, prognoz ve tedavi araçlarının geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. ROR1 bir reseptör tirozin kinaz proteini olup embriyogenezde rol almakta fakat erişkin hücrelerde ancak sınırlı anlatımı bulunurken birçok kanserde yeniden ifade edilerek tümör progresyonu ve metastazı desteklemektedir. Bu çalışmada, karaciğer kanserindeki rolü ve anlatımı henüz tanımlanmamış olan ROR1’in HCC’deki anlatımı ve hepatokarsinogenez sürecindeki işlevsel önemi hücresel ve moleküler yaklaşımlarla ele alındı. İlk aşamada ROR1’in hücre-dışı bölgesini de kapsayan kısmi rekombinant protein üretilerek immünojen olarak kullanıldı ve ROR1’e spesifik monoklonal antikorlar geliştirildi. Antikorların hem insan hem de fare ROR1 proteinini tanıdığı gösterildi. Mekanistik çalışmalarda kullanılmak üzere endojen ROR1 ifade eden PLC/PRF/5 ve SNU387 hücre hatlarında ROR1 anlatımı shRNA ile baskılanarak hücre klonları elde edildi. ROR1 baskılanan klonlarda hücre proliferasyonu ve hücre göçünün azaldığı, buna karşın doksorubisin ve oxalaplatin uygulamalarında apoptoza direncin arttığı saptandı. ROR1-baskılanmış hücre klonlarının bir diğer özelliği ise anoikise dirençli olmalarıydı. ROR1-ilişkili sinyal yolakları ELISA-temelli protein dizinleri ve cDNA-dizinleri ile araştırıldı. ROR1 yokluğunda EMT belirteçlerinden Vimentin’in, hücre sağ kalımını destekleyen Survivin’in ve tümör progresyonuyla ilişkili HER2, MET ve SRC proteinlerinin arttığı tespit edildi. Tümör ve normal dokular ile yapılan immünhistokimya çalışmalarında 9F10 monoklonal antikorunun ROR1’in hücre membranında ifade edilen tam uzunluktaki formunu tanıyabildiği belirlendi. ROR1 ifadesi HCC dokularında sağlıklı eşlenik dokulara göre anlamlı bir şekilde artarken, ifadenin tümör evresi, farklılaşması ve hasta sağkalımı ile anlamlı bir ilişkisi saptanamadı. İlginç olarak, ROR1’in seçimli olarak kanaliküler HCC hücrelerinin lümene bakan yüzeylerinde membrana lokalize olduğu tespit edildi. Sonuç olarak, ROR1 HCC’da ifade edilmekte ve birçok yolakla etkileşerek hepatokarsinogenezde rol almaktadır. ROR1 ifadesi beklenenin aksine EMT programını HCC’da negatif olarak düzenlemektedir. Bu sonuçlar HCC’daki ROR1 ifadesinin tanısal ve prognostik bir değer taşıyabileceğine işaret etmektedir.









