Neoliberalizm bağlamında gelişmekte olan ülkelerde mimarlık tartışması

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Gebze Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Siyasal ve sosyolojik bir ideoloji ya da program olarak tanımlanabilen neoliberalizm kavramı, 1980'li yıllardan itibaren küreselleşme ile birlikte özellikle gelişmekte olan ülkelerin dönüşümünde önemli bir etki göstermiştir. Ekonomi politikalarının yanı sıra bu ideolojik bakış açısı ile sosyal ilişkiler, bilgi akışları, aidiyet duygusu ve düşünme biçimleri de köklü değişimler geçirmiştir. Neoliberalizm; temel olarak insan refahının serbest piyasalar ve serbest ticaret bağlamında özgürlüklerin maksimize edilmesiyle geliştirilebileceğini öne sürmektedir. Söz konusu kavramlar üzerinden toplumsal ve bireysel refahın artırılacağı vaadi ile kentte üretim ve tüketim biçimleri değiştirilmekte, mekân pratikleri ve buna bağlı olarak mimarlık edimi yeniden şekillendirilmektedir. Bu dönüşüm süreci; çalışma kapsamında kent ölçeği, mimari tasarım ölçeği ve bir-bölü-bir yani insan ölçeği gibi çok boyutlulukta ele alınmaktadır. Mimarlık söyleminin, güncesinin, tartışmasının ve pratiğinin neoliberal ekonomi odaklı politikalar ve buna bağlı küreselleşme paradigmaları ile nasıl bir ilişkisellik oluşturduğunu ve durumun mimari bellekteki etkisini tartışmaya açan bu çalışma; Türkiye'nin yanında gelişmekte olan ülkeler kapsamında Brezilya ve Güney Kore örneklemlerini de incelemektedir. Üç ülkenin neoliberal mimarlık pratiğine dair bulgular karşılaştırmalı olarak bir dizi kavram çerçevesinde ortaya konmakta; kentlerin ve mimarlığın neoliberal küreselleşme projesinin hakimiyetine karşı geliştirmesi gereken eşitlikçi ve kapsayıcı yaklaşımlara olan ihtiyaç açığa çıkarılmaya çalışılmaktadır.

The notion of neoliberalism, which is defined as a political and sociological ideology or a program, has influenced accelerated growth of developing countries with globalization since the 1980s. In addition to economic policies; social relations, information flows, sense of belonging and ways of thinking have also undergone radical changes with the emergence of this ideology. Neoliberalism basically argues that human welfare can be improved by maximizing freedoms in the context of market organizations and trade. With the acceptance that social and individual welfare will be increased through these concepts, the forms of production and consumption in the city have changed and spatial practices within the architecture have reshaped. Within the scope of this study, the mentioned transformation process has been examined in multi-dimensionality such as urban scale, architectural design scale and 1/1 human scale. This study discusses how the practice of architecture form a relation with neoliberal economy-oriented policies and the related globalization paradigms. Their effects on architectural memory are examined through the examples of Brazil and South Korea within the context of emerging countries as well as Turkey. The findings on the neoliberal architectural practice of these three countries are presented in a comparative manner within the framework of a series of concepts, and the need for egalitarian and inclusive approaches that cities and architecture should develop against the dominance of the neoliberal globalization project is tried to be revealed.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Mimarlık, Architecture

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren