Sibernetik deneyim mekânlarında adaptif arayüzlerin sanal evren fenomenolojisi: Homeomorfizm deneyi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Gebze Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Çağdaş yazılım ve dijital üretim araçlarının ilerlemesi, edimsel-virtüel etkileşimi ortaya çıkararak mekânın doğasını dönüştürmekte ve siberuzayın evrimiyle paralel olarak mekânsal deneyimleri zenginleştirmektedir. Yapay ortamda ortaya çıkan sanal evrenler, adaptif arayüzler aracılığıyla etkileşimli mekânlar ve deneyimler sunmaktadır; deneyim öznesi bu sürecin oluşumunda ve işleyişinde etkin bir rol oynamaktadır. Sanal evrenlerde artan karmaşıklık, işbirlikçi ve katılımcı yaklaşımla dijital üretim araçlarıyla tasarlanmaktadır. Yapay yaşam biçimlerinden biri olan üretken sistemler, dijital araçlar ve morfogenetik yaklaşımla biçimlenmekte ve kodlanmaktadır. Dijital araçlar ile üretken sistemler arasındaki ilişkiler, adaptif arayüzler ve uzantılar aracılığıyla açığa çıkarılmaktadır. Bu durum, alternatif çözüm arayışlarını değiştirmekte ve davranış dinamikleri duyarlı olana yönelmektedir. Mekân tasarımı kararları alınırken işbirlikçi sürece yönlendirerek, mimarlıkta duyarlı mekân üretiminin bir parçası haline gelmektedir. Kural tabanlı sistemler alışıla gelmiş tasarımların dijitale aktarılmasını sağlamanın yanı sıra, kendi işleyişini üreten sistemlerin mimarlıkta kullanılabileceğini göstermektedir. Sanal evrenlerdeki yapılandırılmamış mekân tasarımları için üretken ve duyarlı uzantılar, yenilikçi çözümler üretmektedir. Bu mekânlar birçok kullanıcıyla eş zamanlı etkileşimli olarak deneyimlenmektedir. Siberuzay ve sanal evrenler, mimari pratik alanı olarak incelenmekte, sibernetik, otopoiesis, duyarlı teknolojiler ve yapay yaşam kesişimlerinde bu olgu irdelenmektedir. Tez kapsamında kendi sınırlarını dönüştüren ve katmanlaşarak boyutlandıran adaptif arayüzlerin, sanal evrenlerle interaktif etkileşimi üzerinden ortaya çıkan sibernetik mekân olasılıklarını meta evren üzerinden anlamayı amaçlamaktadır. Sistemin bir parçası olan etkileşimli teknolojiler ve adaptif arayüzlerle birlikte mekânın katmanlarına eklemlenen sibernetik ögelerle mekân deneyimi değişip dönüşmektedir. Yeni deneyim sahnesini oluşturmaktadır. Bu çalışma, benzersiz çözümler üretmek için mimarinin yapılandırılmamış sanal mekânlarını ve deneyimlerini araştırmaktadır. Aynı zamanda sanatçılar, tasarımcılar ve mimarlar için sınırsız özgürlük alanları yaratıp bilgilerini aktarılabileceği yepyeni bu ortamı irdelemektedir.

The advancement of contemporary software and digital production tools transforms the nature of space by revealing actual-virtual interaction and enriches spatial experiences in parallel with the evolution of cyberspace. Virtual universes that emerge in artificial environments offer interactive spaces and experiences with adaptive interfaces. Since adaptive interfaces are interactive, the person who experiences them is involved in the formation and functioning of this process. Increasingly complexity in virtual universes is shaped and designed with digital production tools with a collaborative and participatory approach. Generative systems, one of the artificial life forms, are shaped and coded with digital tools with a morphogenetic approach. Interactive interfaces and extensions emerge with the relationships between adaptive extensions and digital tools that comprise generative systems. This situation changes the search for alternative solutions and behavioral dynamics tend to be sensitive. It becomes a part of adaptive space production in architecture by directing it to a collaborative process when making space design decisions. In addition to enabling the digital transfer of rule-based systems and conventional designs, it shows that systems that produce their functioning can be used in architecture. It produces productive and generative extensions, and innovative solutions for unstructured space designs in virtual universes. These spaces are experienced simultaneously by many users. Cyberspace and virtual universes are studied as an architectural practice area, and this phenomenon is examined at the intersection of cybernetics, autopoiesis adaptive technologies, and artificial life. Within the scope of the study, it aims to understand the possibilities of cybernetic space formed by the interactive interaction of adaptive interfaces with virtual universes through the meta-universe. Space experiences change and transformation with cybernetic elements added to the layers of space, along with interactive technologies and adaptive interfaces that are part of the system. It creates the scene of a new experience. This study explores the unstructured virtual spaces and experiences of architecture to produce unique solutions. In addition, it creates areas of unlimited freedom for artists, designers, and architects.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Mimarlık, Architecture

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren