Sosyal mimarlığa bütüncül bir yaklaşım: kavramsal çerçeve ve türkiye'deki uygulamaların incelenmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Gebze Teknik Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Sosyal mimarlık, mekanların toplumsal ilişkileri, durumları ve problemleri yansıttığını; buna bağlı olarak da fiziksel çevre aracılığıyla toplumsal yapıları, ilişkileri ve ihtiyaçları da dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu kabul eden bir yaklaşımdır. Bu çerçevede sosyal mimarlığın temel amacı, toplumda dezavantajlı olan gruplara; adalet, katılım ve eşitlik gibi ilkeler doğrultusunda hizmet eden çevreler üretmektir. Bu kapsamda afet, iklim krizi, ekonomik kriz, eğitim, sağlık gibi hizmetlerin yetersiz olduğu üçüncü dünya ülkelerindeki problemler ve diğer toplumsal tabanlı problemlerin iyileştirilmesi ve çözümü gibi durumlarda sosyal mimarlık yaklaşımı sıklıkla tercih edilmektedir. Sosyal mimarlık süreçlerinde farklı aktörlerin farklı aşamalara dahil olarak yer aldığı katılımcı tasarım sıklıkla uygulanmaktadır. Benzer şekilde bu süreçlerde yerel malzeme ve yerel işgücünün kullanımına sıklıkla rastlanmaktadır. Diğer yandan sosyal tasarım kavramı, sosyal inovasyon ve tasarım aktivizmi gibi alt başlıklarıyla sosyal mimarlık süreçlerini destekleyen güncel teori ve yöntemlere de sahiptir. Ancak, bu kapsamda literatürde sosyal mimarlık yaklaşımlarının tanımlanmasına ve uygulanmasına yönelik yöntemsel bir birliktelik veya kavramsal netlik yer almamaktadır. Bu çalışmanın amacı, ilk aşamada yapılı çevreyi estetik ve işlevsellik üzerinden değil; toplumsal fayda sağlamak, toplumun ihtiyaçlarına ve çıkarlarına yönelik süreçler ve mekanlar oluşturmak amacıyla hareket eden kavramları; teori ve yöntem üzerinden birleştirerek bütüncül bir çerçeve oluşturmak; ikinci aşamada ise ülkemizdeki sosyal mimarlık pratiklerini oluşturulan bütüncül çerçeve üzerinden değerlendirmektir. Bu doğrultuda çalışma kapsamında ilk olarak sosyal mimarlık kavramı ve ona dair tartışmalarda öne çıkan, sosyal tasarım, tasarım aktivizmi, sosyal inovasyon, katılımcı tasarım ve yerel mimarlık gibi ilişkili kavramların tarihsel gelişimi, temel amaçları ve yöntemleri kapsamlı bir literatür taraması yoluyla incelenmiştir. Bu aşamada kavramların ortak temaları analiz edilerek bu ara kesitte yer alan kavramsal bileşenler tümevarımsal bir yaklaşımla belirlenmiş ve sosyal mimarlık pratiklerini sistematik bir biçimde değerlendirmeye olanak tanıyacak bütüncül bir kavramsal çerçeve önerilmiştir. Tezin alan çalışmasında ise geliştirilen bütüncül çerçeve bağlamında Türkiye'deki sosyal mimarlık pratiklerinin değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Türkiye'deki 24 adet sosyal mimarlık uygulamasında rol alan 25 kişiden anketler aracılığıyla veri toplanmaktadır. Anket formu, kavramsal çerçevede tanımlanan katılımcılık düzeyi, yerel malzeme kullanımı, sosyal etki, sürdürülebilirlik, kurumsal yapılarla etkileşim gibi temel bileşenlere dayalı olarak hazırlanmaktadır. Anket sonuçlarından elde edilen veriler istatistiklerle ve içerik analizleriyle sistematik biçimde değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda sosyal mimarlık pratiklerinin ülkemizdeki durumunu çok boyutlu olarak ortaya koyan tespitler sunulmuş, sosyal mimarlık kavramının günümüz dünyasında ve ülkemizde hızlı bir şekilde artış göstereceği kabulü ile de ülkemizdeki pratikleri geliştirmeye yönelik öngörü ve öneriler geliştirilmiştir.

Social architecture is an approach that recognizes the role of physical environments in reflecting social relations, situations, and problems. It posits that these environments have the potential to transform social structures, relations, and needs through their physical form. In this theoretical framework, the primary objective of social architecture is to cultivate environments that cater to underprivileged segments of society, guided by principles such as justice, engagement, and egalitarianism. In such contexts, the social architecture approach is frequently favored in situations such as disasters, climate crises, economic crises, and challenges faced by developing countries, where services like education and healthcare are deficient. This approach is also employed to address social-based problems and to devise effective solutions. In the context of social architecture processes, participatory design, entailing the involvement of diverse actors across multiple stages, is a frequently employed methodology. In addition, the utilization of local materials and labor is a recurring phenomenon in these processes. Conversely, the concept of social design encompasses contemporary theories and methodologies that facilitate social architecture processes, incorporating sub-headings such as social innovation and design activism. However, within the existing literature, there is a conspicuous absence of methodological unity and conceptual clarity in the definition and implementation of social architecture approaches. The objective of this study is twofold. In the initial stage, the aim is to formulate a comprehensive framework that integrates concepts that prioritize social benefit over the aesthetic and functional aspects of the built environment. This framework is intended to facilitate the creation of processes and spaces that align with the needs and interests of society, employing theoretical and methodological approaches. In the subsequent stage, the study will undertake an evaluation of social architecture practices within our nation, utilizing the aforementioned comprehensive framework. In the context of this study, the historical development, fundamental objectives, and methodological approaches of the concept of social architecture, along with related concepts such as social design, design activism, social innovation, participatory design, and vernacular architecture, which are prominent in the discourse on social architecture, are examined through a thorough literature review. At this stage, the common themes of the concepts are analyzed, and the conceptual components in this intersection are identified with an inductive approach. A holistic conceptual framework is proposed that will enable a systematic evaluation of social architecture practices. In the field study of the thesis, an evaluation of social architecture practices in Turkey was carried out in the context of the holistic framework developed. In this context, data is collected through questionnaires from 25 people involved in 24 social architecture practices in Turkey. The questionnaire was designed around key components from the conceptual framework—participation, local materials, social impact, sustainability, and institutional interaction—and the survey data were analyzed using statistical and content analysis methods. The study presents a multifaceted view of social architecture practices in our country, highlighting their growing significance and offering recommendations to support their development.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Mimarlık

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

ÇETİN, S. (2025). Sosyal mimarlığa bütüncül bir yaklaşım: kavramsal çerçeve ve türkiye'deki uygulamaların incelenmesi (Tez No. 964309) [Yüksek lisans tezi, Gebze Teknik Üniversitesi]

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren