Mimarlıkta beden-mekân etkileşiminin fiziksel, duyusal, sosyal ve dijital boyutlar çerçevesinde incelenmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Gebze Teknik Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Mekân kavramı, yalnızca fiziksel bir varlık değil; sosyal, psikolojik ve fenomenolojik boyutlarıyla çok katmanlı bir gerçekliktir. Mimarlık kuramları da insan-mekân ilişkisini fiziksel sınırların ötesinde, duyusal, davranışsal ve toplumsal dinamiklerle birlikte ele almaktadır. Bu bağlamda beden, geleneksel kuramlarda nesneleştirilmiş bir varlıkken; günümüzde etkileşimli, değişken ve dijital teknolojilerle iç içe geçen bir özne olarak yeniden tanımlanmıştır. Fenomenolojik yaklaşımlar, mekânı bedenin duyusal deneyimleriyle anlamlandırırken; ekolojik psikoloji, bedenin çevresel eylem olanaklarıyla kurduğu davranışsal ilişkilere odaklanır. Kolektif yaklaşımlar ise mekânsal pratiklerin toplumsal düzeni nasıl şekillendirdiğini inceler. Dijital teknolojilerin etkisiyle oluşan hibrit beden kavramı da mekâna, fiziksel ve sanal etkileşim biçimlerinin birlikte değerlendirildiği yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu çalışma, beden-mekân etkileşimini çok katmanlı bir süreç olarak ele almakta ve mimarlık alanındaki yansımalarını kuramsal bir temel üzerinden değerlendirmektedir. Gibson'ın çevrenin organizmaya sunduğu eylem imkânlarını tanımlayan "olanaklılık" (affordance) kavramı bu çerçevede yeniden yorumlanarak, alan çalışmasının temel ölçütü olarak "Mekânsal Potansiyel Etkileşim Bileşenleri" kavramı önerilmektedir. Çalışmadan bu bileşenler, fiziksel, algısal/duyusal, sosyal ve dijital/hibrit olmak üzere dört başlıkta ele alınarak, mimarinin bedene sunduğu etkileşim biçimleri sistematik olarak analiz edilmektedir. Alan araştırmasında, beden-mekân etkileşimini merkeze alan 10 çağdaş enstalasyon ve pavyon, geliştirilen kuramsal çerçeve doğrultusunda sistematik olarak değerlendirilmiştir. Bulgular, mekânsal potansiyel etkileşim bileşenlerinin bireysel deneyimden sosyal etkileşime kadar uzanan çok katmanlı bir etki alanına sahip olduğunu göstermektedir. Çalışmanın bütünü, mevcut tasarım örneklerinin incelenmesi aracılığıyla, bedenin mekânda aktif ve dönüştürücü bir unsur olarak ele alındığı yaklaşımlara ilişkin kuramsal bir çerçeve sunmakta ve bu çerçeve üzerinden, çağdaş mimarlıkta deneyim odaklı ve etkileşim temelli tasarım stratejilerinin geliştirilmesine yönelik kuramsal ve yöntemsel bir zemin önermektedir.

The concept of space extends beyond its definition as a mere physical entity, constituting a multilayered reality shaped by social, psychological, and phenomenological dimensions. Within architectural theory, the human–space relationship is increasingly conceptualized not only through physical boundaries but also through sensory, behavioral, and socio-cultural dynamics. In this regard, whereas the body was traditionally treated as an object, contemporary discourse reconceptualizes it as an interactive and dynamic subject, deeply entangled with digital technologies. Phenomenological perspectives interpret space through the sensory experiences of the body, while ecological psychology emphasizes the behavioral relations arising from the body's affordances within its environment. Collective approaches examine how spatial practices structure social order, whereas the notion of the hybrid body—emerging through the integration of digital technologies—introduces a new dimension in which physical and virtual interactions coexist. This study conceptualizes body–space interaction as a multilayered process and investigates its architectural implications through a theoretical framework. In this context, Gibson's notion of "affordance," which defines the possibilities for action offered by the environment, is reinterpreted as the basis for the proposed concept of "Spatial Potential Interaction Components." These components are organized into four domains—physical, perceptual/sensory, social, and digital/hybrid—through which the modes of interaction afforded by architecture to the body are systematically analyzed. The empirical investigation focuses on ten contemporary installations and pavilions that prioritize body–space interaction, systematically examined through the proposed framework. Findings reveal that the Spatial Potential Interaction Components operate across a multilayered spectrum, ranging from individual experience to collective social interaction. By analyzing these design practices, the study establishes a theoretical framework that conceptualizes the body as an active and transformative agent within space, thereby providing a theoretical and methodological foundation for the development of experience-oriented and interaction-driven design strategies in contemporary architecture.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Mimarlık

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

KOÇAR, A. (2025). Mimarlıkta beden-mekân etkileşiminin fiziksel, duyusal, sosyal ve dijital boyutlar çerçevesinde incelenmesi (Tez No. 966558) [Yüksek lisans tezi, Gebze Teknik Üniversitesi]

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren