Kent mekanının nöromimari kavramlar çerçevesinde araştırılması

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Gebze Teknik Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Yapılı çevre ve kent mekanları, yeryüzünde bulunan canlıların hayatlarını sürdürdükleri alanlardandır. Bilim dünyasında meydana gelen gelişmeler, kent mekanını algılama konusunda yeni pencereler oluşturmaktadır. Kent mekanını algılamak, bireyin yetiştiği kültür, bireyde içgüdüsel olarak bulunan kabiliyetler, dışarıdan gelen uyarılar, uyarılma anında bireyin beyninde meydana gelen nöron hareketleri gibi bir çok etkenin birlikte incelenmesini gerektirmektedir. Nöromimari, kent mekanının ve mimari tasarımların kullanıcı davranışları ve zihinsel süreçleri üzerindeki etkilerini anlamaya çalışan bir disiplindir. Bu anlamda nöromimari, kent mekanlarının tasarımında kullanıcı zihninin ve davranışlarının nasıl şekillendiğini anlamak için yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Bu çalışma, Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) kampüsünün mimari tasarımını nöromimari kavramları bağlamında kapsamlı bir şekilde değerlendiren bir araştırmadır. Biyofili, tigmotaksi, çoklu duyusal deneyim ve yön bulma/navigasyon yaklaşımlarına odaklanarak bir kent mekanı olan kampüs; kullanıcı deneyimleri çerçevesinde detaylı bir şekilde incelenmiştir. Yapılan gözlem çalışmaları ve anket uygulamaları, mekanın fiziksel ögelerinin kullanıcılar üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere kullanılmıştır. Biyofilik tasarım elemanlarına örnek olarak kampüs içindeki yeşil alanlar ve su ögeleri incelenmiş, bu unsurların kullanıcıların doğayla daha yakın bir bağ kurmasına sağladığı katkı ele alınmıştır. Tigmotaksi kavramı çerçevesinde mekanın sınırları ve kenar ögelerinin kullanıcı davranışlarını nasıl etkilediği araştırılmış ve bu sayede mekanın kullanıcı merkezli hale getirilmesi hakkında öneriler oluşturulmuştur. Çoklu duyusal deneyim kavramı penceresinden kampüs içindeki ses, koku, dokunma ve diğer duyusal unsurların nasıl tasarlandığı ve tasarımı zenginleştirdiği değerlendirilmiştir. Yön bulma/navigasyon prensibi aracılığıyla kent mekanındaki yönlendirme sistemlerinin yeterlilik durumlarının, kullanıcıların mekan içerisindeki dolaşımını nasıl etkilediği incelenmiştir. Bu araştırma, nöromimari prensiplerin mimari tasarım üzerindeki önemini vurgulayarak gelecekteki mimari projelerde bu prensiplerin daha etkin bir şekilde kullanılmasına yönelik bir perspektif sunmaktadır. Bu çalışma, mimarlık alanında nöromimariye dair literatüre katkıda bulunmayı amaçlamakta ve mimari tasarımın kullanıcı deneyimini nasıl zenginleştirebileceği konusunda bir kaynak olmayı hedeflemektedir.

Built environment and urban spaces are areas where living creatures on earth continue their lives.. Developments in the scientific world are creating new perspectives on perceiving urban spaces. Understanding the urban space involves the examination of various factors such as the culture in which an individual grows up, innate abilities within the individual, external stimuli, and neuronal activities occurring in the individual's brain during stimulation. Neuroarchitecture is a discipline that aims to understand the effects of urban spaces and architectural designs on user behaviors and mental processes. In this sense, neuroarchitecture offers a new perspective to understand how user minds and behaviors are shaped in the design of urban spaces. This study is a comprehensive research evaluating the architectural design of Gebze Technical University (GTU) campus within the context of neuroarchitectural concepts. Focusing on biophilia, thigmotaxis, multi-sensory experiences, and wayfinding/navigation approaches, the campus, as an urban space, has been thoroughly examined within the framework of user experiences. Observational studies and survey applications have been used to assess the impact of the physical elements of the space on users. Green areas and water elements within the campus have been examined as examples of biophilic design elements, and their contribution to users forming a closer connection with nature has been discussed. Within the framework of the thigmotaxis concept, the study investigates how the boundaries and edges of the space affect user behaviors, providing recommendations for making the space more user-centric. The concept of multi-sensory experience evaluates how sound, smell, touch, and other sensory elements are designed within the campus and how they enrich the design. Through the wayfinding/navigation principle, the adequacy of directional systems in the urban space and how they affect user movement within the space have been examined. This research emphasizes the importance of neuroarchitectural principles in architectural design, providing a perspective for more effective use of these principles in future architectural projects. The study aims to contribute to the literature on neuroarchitecture in the field of architecture and serve as a resource on how architectural design can enhance the user experience.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Mimarlık, Architecture

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren