Mimarlıkta biyofilik yeniden işlevlendirme olgusunun ortak çalışma alanları üzerinden irdelenmesi: İstanbul örneği

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Gebze Teknik Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Sanayi Devrimi'yle birlikte hız kazanan teknolojik gelişmeler, insanlık tarihinde önemli ilerlemelere olanak tanımakla birlikte, doğal çevre üzerinde kalıcı tahribatlara neden olmuştur. Artan endüstriyel üretim ve kentleşme, ekosistem dengelerini bozarak tüm canlıların yaşam koşullarını olumsuz etkilemiştir. Bu süreç, insanlığın doğayla olan ilişkisinin yeniden sorgulanmasına ve doğaya yönelik faydacı, tüketim odaklı yaklaşımların eleştirilmesine yol açmıştır. Bu sorgulamanın bir sonucu olarak, insanın doğayla kurduğu içgüdüsel bağa dayanan biyofili kavramı, çevre dostu tasarım yaklaşımlarının merkezine yerleşmiştir. Bu çalışma, biyofilik tasarım ile yeniden işlevlendirme (adaptive reuse) kavramları arasındaki ilişkiyi irdelemekte ve bu iki yaklaşımı bütünleştiren özgün bir kuramsal çerçeve olarak biyofilik yeniden işlevlendirme olgusunu tartışmaya açmaktadır. Biyofilik yeniden işlevlendirme; hem doğayla bütünleşik mekânlar üretmeyi hem de mevcut yapı stoğunu sürdürülebilir bir şekilde değerlendirmeyi amaçlayan bütüncül bir yaklaşımdır. Çalışmanın odağını, İstanbul'da yer alan ve tarihî ya da kültürel miras değerinden ziyade ekonomik potansiyeliyle ön plana çıkan, yeniden işlevlendirilmiş ortak çalışma alanları oluşturmaktadır. Araştırma, nitel bir yöntemle yapılandırılmış ve seçilen örnekler, biyofilik tasarım ilkeleri doğrultusunda mekân analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Değerlendirmede; doğal ışık kullanımı, bitkilendirme, doğal malzeme tercihleri ve dış mekânla kurulan görsel ilişki gibi biyofilik öğeler esas alınmıştır. Bu çalışma, "biyofilik yeniden işlevlendirme" kavramını literatüre kazandırmayı ve incelenen örnekler aracılığıyla bu kavramın mimari pratikteki önemini somutlaştırmayı amaçlamaktadır. Elde edilen bulguların hem gelecekteki akademik araştırmalara hem de sürdürülebilir ve insan odaklı mimari tasarım süreçlerine katkı sunması beklenmektedir. Bu bağlamda biyofilik yeniden işlevlendirmenin; çevresel sürdürülebilirlik, kullanıcı sağlığı ve mekânsal kalite açısından çok yönlü faydalar sağlayarak çağdaş mimarlıkta giderek daha fazla önem kazanacağı öngörülmektedir.

The technological advancements accelerated by the Industrial Revolution have paved the way for significant progress in human history while causing irreversible damage to the natural environment. The increase in industrial production and urbanization has disrupted ecological balances, adversely affecting the living conditions of all species. Over time, humanity has recognized that the harm inflicted on nature poses a threat to its own existence, leading to a critical reassessment of utilitarian and consumption oriented approaches to the environment. As a result, the concept of biophilia, which is based on the instinctive human connection with nature, has become central to environmentally conscious design approaches. This study explores the relationship between biophilic design and adaptive reuse, introducing the original conceptual framework of biophilic reuse, which integrates these two approaches. Biophilic reuse refers to a holistic strategy aimed at creating nature-integrated spaces while sustainably re-evaluating the existing building stock. The focus of the study is on adaptive reuse projects in Istanbul, particularly on buildings repurposed as co-working spaces, which stand out more for their economic value than for historical or cultural heritage. Employing a qualitative research method, the selected case studies were evaluated using spatial analysis based on contemporary biophilic design principles. Key biophilic elements such as the use of natural light, vegetation, natural materials, and visual connections to outdoor spaces were taken into account. The study aims to introduce the concept of biophilic reuse into the academic discourse and to demonstrate its architectural significance through concrete examples. The findings are expected to contribute to future academic research and to sustainable, user-oriented architectural design processes. In this context, biophilic reuse is projected to gain increasing importance in contemporary architecture by offering multifaceted benefits in terms of environmental sustainability, user health, and spatial quality.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Mimarlık

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

AKTEMUR, A. N. (2025). Mimarlıkta biyofilik yeniden işlevlendirme olgusunun ortak çalışma alanları üzerinden irdelenmesi: İstanbul örneği (Tez No. 966462) [Yüksek lisans tezi, Gebze Teknik Üniversitesi]

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren