Doğa-insan ilişkisi üzerinden bir bağ kurma okuması: Kıyı poetikaları
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İnsan, kendine özgü birçok yanıyla ihtimallerle dolu özel bir yapıya sahiptir. Farklı ilişki organizasyonlarına açık yapısıyla insan, ihtiyacı doğrultusunda yeni enstrümanlar geliştirerek bulunduğu yer ile bağ kurmaya çalışır. Doğa, bir sistemin en olağan halidir. İnsanın kendi özüyle iletişim kurmasının yollarından biri de doğaya yönelmesi olduğundan, bu ikili ilişki üzerine odaklanma gerekliliği ortaya çıkar. Kıyı alanları kent içerisinde doğa ile ilişki kurmayı mümkün kılan alanlar olması sebebiyle, birçok deneyim olasılığını bünyesinde barındırır. Kentsel zenginliğin arttığı, eşik mekanlardan olan kıyı alanlarında deneyimler zamana ve kişiye bağlı olarak tekrardan üretilir. Su ve dolayısıyla kıyı, insan için çekim oluşturan özel bir öğedir. Böyle özel alanlarda doğal akışa aykırı müdahaleler, bir sistemin bütünlüğü bozarak çeşitliliğin azalmasına, zamanla yok olmasına sebep olabilir. Bazen bir bölgenin ihtiyacı sadece, tüm öğeleriyle onu insan tahribatından ve doğal şartların yıkıcı etkilerinden korumaktır. İnsan ölçeğinden uzaklaşarak, geliştirilen planlar o alan için insan ve kent arasındaki bağı zedeleyen sonuçlar doğurabilir. Kendiliğinden oluşacak ilişkiler ağına müdahale edilmesi, insanın spontane biçimde kent içerisinde gelişen hareketini sınırlandırabilir. Bir aktör olarak insanın devreden çıkarılması, birçok detayın görülmesini engelleyerek deneyim imkanını da kısıtlayabilir. Çalışmanın amacı, insan odaklı açık kamusal alan tasarımı konusunda bir yaklaşım geliştirmektir. Bu çalışma için kent içerisinde bir "doğa parçası" olan "kıyı" öğesi seçilerek farklı tasarım ihtimalleri sorgulanmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle doğa-insan ilişkisi kavramsal olarak incelenmiş olup, sonrasında kent içerisindeki kıyı alanları irdelenmiştir. En son bölümde ise dünyadan kıyı örnekleri incelerek, kesitler üzerinden kıyı tasarımlarına poetik bir bakış geliştirilmeye çalışılmıştır.
Human being has a special structure full of possibilities with many unique aspects. Since one of the ways of forging a bond with one's own self is to turn to nature, the necessity of focusing on this bilateral relationship arises. Since coastal areas make it possible to forge a bond with nature in the city, they contain many possibilities of experience. Experiences are regenerated depending on time and person in coastal areas, which are among the threshold areas where urban wealth increases. Water, and therefore the coast, is a special element that creates attraction for people. Interventions against the course of nature in such special areas disrupt the integrity of a system; may lead to a decrease in diversity and may lead to its extinction over time. Intervening with the bonding of relations that will come into being by itself can limit the spontaneous movement of people in the city. The aim of the study is to develop an approach to human-centered open public space design. For this study, the "waterside" element, which is "one of the pieces of nature" in the city, was chosen and different design possibilities were questioned. Within the scope of the study, first of all, the nature-human relationship was conceptually studied, then the waterside areas in the city were studied. In the last part, a poetic view of waterside designs with sections was tried to be developed by studying waterside examples from the world.








